3.1735 TL ile tarihi zirvesini gören dolar..

Geçen hafta 3.1735 TL ile tarihi zirvesini gören dolar, haftaya sert düşüşle başlamıştı. Ancak sabah saatlerinde 3.15 TL'nin altına inen dolar, gün ortasında yönünü yeniden yukarıya çevirdi. 3.16 TL'nin üzerine çıkan dolar 3.1664 TL'yi gördü. Sabah saatlerinde 3.48 TL'ye inen euro da gün ortasında yeniden 3.50 TL sınırını geçti. Geçen haftayı 74.267 puandan tamamlayan Borsa İstanbul, yeni haftaya yükselişle başladı. BIST 100 Endeksi günün ilk dakikalarında cuma günkü kapanışının yüzde 1.34 üzerine çıkarak 75.265 puana yükseldi. Kazançlar gün ortasında yüzde 2'yi aştı ve endeks 75.800 puanın üzerine çıktı. Uzmanlar, piyasaların bu hafta ABD'deki başkanlık seçimlerinin yanında içerideki siyasi gelişmeleri yakından takip edeceğini söyledi. İntegral Menkul Değerler Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu HABERTURK.COM'a yaptığı değerlendirmede, FBI’ın Clinton’u suçsuz bulması ile birlikte global borsalardaki yükselişe paralel olarak BIST endeksinde de hızlı bir açılış yaşandığını söyledi. "Son günlerde endekste yaşanan satışlarda global borsalardaki satış baskısının büyük etkisi vardı" diyen Turşucu şunları söyledi: "Bu nedenle endeks tepki yükselişini 76000-77000 aralığına kadar uzatabilir. Ancak bu seviyelerin ötesi ile ilgili olarak gerek içeride bilanço sezonunun tamamlanmış olması ile bilanço beklentilerinin sona ermiş olması, gerek Suriye sınırındaki ve iç siyasetteki gelişmelerin yarattığı tansiyon endeksteki yükselişleri sınırlayabilir. ABD seçimlerinin sonuçları da global piyasalar için önemli olacak."  

Noyabr 7, 2016 3:18

Rakka operasyonu ile ilgili açıklama…

DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun komutanlarından Korgeneral Townsend, Rakka operasyonu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Towsend, yakın zamanda yapılacak bir operasyonda başarılı olabilecek tek gücün YPG olduğunu belirtti. ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun komutanlarından Korgeneral Stephen Townsend, önümüzdeki haftalarda yapılması beklenen Rakka operasyonuna katılacak güçlerin çoğunluğunu, Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDF) bağlı YPG'nin oluşturacağını söyledi. Pentagon'da düzenlenen basın toplantısına video konferans yoluyla canlı bağlanan Townsend, 'Yakın muktedir olacak tek güç, YPG'nin belirgin bir bölümünü oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri' diye konuştu. Kürt güçlerin operasyona katılımı konusunda Türkiye'yle görüşmelerin sürdüğünü belirten Townsend, bölgesel aktörler, Suriye'de yaşanan iç savaş gibi nedenler yüzünden sorunun oldukça karmaşık olduğunu vurguladı. Suriye Demokratik Güçleri'nin 30 bini aşkın elemanı olduğunu, bunun belirgin bir bölümünü Suriyeli Kürtlerin, geri kalanını da Araplar ve başka yerel etnik kökenlilerin oluşturduğunu söyleyen Townsend, , operasyonun yakın zamanda başlayabileceğini belirterek "Yeterli sayıda yerel gücün Rakka operasyonu için uygun olduğuna inanıyorum. Yine de, daha fazla yerel gücü operasyona katmak ve onları eğitmek planımız var. Yerel güçleri kullanma konusunda Membiç iyi bir örnek. Yerel güçleri bir araya getirdik ve bölgede kalan temel öge onlar oldular" diye konuştu.

Oktyabr 27, 2016 3:14

NATO’dan Rusya’ya mesaj!

NATO Savunma Bakanları Toplantısında, geçtiğimiz Haziran ayında yapılan NATO zirvesinde Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya'ya, ittifakın doğu sınırını Rusya'ya karşı güçlendirmek amacıyla yerleştirilmesi kararlaştırılan 4 tabur için ittifak üyelerinin yapacakları katkı tartışılıyor. Baltık ülkeleri ile Polonya'ya 4 bin asker yerleştirme kararı alan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg dün de yaptığı açıklamada Karadeniz'de çok uluslu bir gücün konuşlandırılacağını açıklamıştı. Rusya'nın Baltık Denizi´nde nükleer silah kapasitesine sahip iki savaş gemisi konuşlandırmasını NATO endişeyle izlerken, İsveç Başbakanı Stefan Löfven bunu İsveç'e doğrudan tehdit olarak görmediklerini açıkladı. Brüksel'deki NATO Karargahı Sözcüsü Dylan White Rusya'nın Baltık Denizi'ne konuşlandırdığı iki savaş gemisi haberini doğrularken, "NATO Donanması bu aktiviteyi Rus uçak gemisi Kuznetsov´da olduğu gibi sorumlu bir şekilde takip ediyor. Rusya uluslararası sularda operasyon yapma hakkına sahip. Bununla birlikte aynı zamanda sınırlarımız yakınlarında Rusya'nın artan askeri faaliyetlerini görüyoruz. Bunu ittifakın Savunma Bakanları Toplantısı´nın öğleden sonraki oturumunda değerlendireceğiz" dedi. Diğer yandan İsveç televizyon kanalı SVT'nin sabah programına katılan İsveç Başbakanı Stefan Löfven, Rus savaş gemilerinin Baltık Denizi'nde konuşlandırılmaları konusunda, "Bunu dramatik hale getirip, bizim doğrudan tehdit altında olduğumuz düşünülmemeli" diye konuştu. Stefan Löfven Rusya'nın son yıllarda askeri kapasitesini arttırdığının altını çizerek konuşmasını "Rusya'nın Ukrayna'daki tavrı ve Baltık Denizi'ndeki gerilimin artması, bizim de (İsveç) askeri kapasitemizi arttırmamıza, savunmaya daha fazla kaynak aktarmamıza neden oldu. Bu kuşkusuz dünyada artan bir endişe. Ancak bu durumda gerilimin nasıl azaltılacağı konusunda ne gibi katkı yapabiliriz diye düşünmek çok önemli" biçiminde sürdürdü.  

Oktyabr 27, 2016 3:08

Alman medyasına yansıyan görgü tanıklarının ifadesine göre…

Almanya'nın Bielefeld kentinde Alman polisinin biber gazı sıktığı ve şiddet uyguladığı iddia edilen Taner Demirçivi adlı Türk öldü. Alman medyasına yansıyan görgü tanıklarının ifadesine göre, önceki gün meydana gelen olayda Taner Demirçivi bir süre önce ayrıldığı eşinin evine gelerek tartıştı. Gürültüden rahatsız olan komşuların şikayet etmesi sonucu eve gelen polis ekibi Demirçivi'nin bulunduğu daireye çıktı. Kapıya polisleri açan Taner Demirçivi'nin herhangi bir problem olmadığını ifade ettiği ve polislerden gitmelerini istediği ancak polislerin gitmeyeceklerini belirtmesi üzerine kapıyı kapatmaya çalışırken arbede yaşandı. Yaşanan arbedede polis, Taner Demirçivi'ye yumruk attı, diğer polis de biber gazı kullandı. Ellerinden ve ayaklarından kelepçelenen Taner Demirçivi, apartman dışına çıkartıldığında fenalaştı ve hayatını kaybetti. Demirçivi'ye yapılan ilk otopsi sonuçunda ölüm nedeni tam tespit edilemezken detaylı otopsi raporu bekleniyor. Taner Demirçivi'nin, ayrı yaşadığı eşinin polislerden şikayetçi olduğu bildirildi. Hannover'de yaşayan ve Alman vatandaşlığı bulunan Burhan Aydın (23) da polisin şiddetiyle karşılaştığını bildirdi. Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir hafta önce annesinin bir trafik kazasına karıştığını haber aldığını ve nişanlısıyla beraber kaza mahalline gittiğini belirterek, ''Annem Almancasının zayıf olması ve bir de kaza sonrası yaşadığı şok nedeniyle kendisini tam olarak ifade edememiş. Annemi araç içersinde ağlarken gördüm. Polisler orada bağırarak konuşuyorlardı onlara anneme bağırarak konuşmamalarını söyledim.'' dedi. Polislerin kendisine Almanca olarak ''defol'' diye karşılık verdiğini iddia eden Aydın, şunları ifade etti: ''Ardından üzerime yürüyüp kolumdan tutarak beni itelediler. Ben de yaptıklarını videoya çekmek istedim. Bu sefer 5 polis üzerime gelerek kimliğimi istedi. Bende işyerinden aceleyle çıktığım için kimliğimi işyerinde unuttuğumu ama hemen gidip getirebileceğini ifade ettim. Bunun üzerine iki polis eldivenlerini giyip şiddet kullanarak beni asfaltın üzerine yatırdı ve ayaklarıyla üzerime basarak, bir yandan da küfürlü sözler kullanarak beni kelepçeledi. Çevredeki insanlar polislere, yaptıklarının doğru olmadığını şiddet kullanarak kelepçe takmalarının yanlış olduğunu belirtti. Ancak, polisler kalabalıktan gelen itirazlara rağmen beni kelepçeli halde arabaya bindirerek karakola götürdü. Delil olması için çektiğim video görüntülerinin bulunduğu telefonumu yere yatırılmadan önce nişanlıma verdim ancak polisler nişanlımın elinden çekerek ve benim hakkımda küfürlü sözler kullanarak telefonumu haksız yere el koydu. Daha sonra beni nezarete götürüp bir odaya aldılar.'' Kimliğinin getirilmesinin ardından serbest bırakıldığını anlatan Aydın, olayın görüntülerinin bulunduğu telefonununu hala kendisine teslim edilmediğini belirtti. Aydın olaya ilişkin savcılığa şikayette bulunduğunu sözlerine ekledi.

Oktyabr 24, 2016 2:32

Irak Ordusu Musul Operasyonu ile bu kez Şengal’a yönelik saldırı başlattı

Irak Ordusu ve Peşmerge güçleri tarafından düzenlenen Musul Operasyonu ile abluka altına alınan DEAŞ, ablukayı yarmak ve dikkatleri başka yöne çekmek için bu kez Şengal'a yönelik saldırı başlattı. Sabaha karşı saat 04.00 sıralarında 7 bomba yüklü araç ile Şengal'e batıdan saldıran DEAŞ'ın bombalı araçları, Peşmerge ve Koalisyon uçakları tarafından imha edildi, püskürtülen saldırıda 15 DEAŞ'lı öldürüldü. Musul'da ablukayı kırmak ve kenti kuşatan Peşmerge birliklerinin dikkatini dağıtarak yeni cephelere kaydırmak için daha önce Kerkük'e yönelik saldırı başlatan DEAŞ, bu sabah yaklaşık 120 kilometre uzaktaki Şengal'e batıdan saldırdı. Saat 04.00 sıralarında Tıl Qasab, Rambosi, Kızıl Kent ve Solaq köyleri ile Şengal Çimento Fabrikası tarafından saldırıya geçen DEAŞ'lıların yanlarında 7 bomba yüklü araçta getirdikleri belirtildi. Bombalı araçlardan 6'sı Peşmerge güçleri, 1'i de Koalisyon uçakları tarafından imha edilirken, püskürtülen saldırıda 15 DEAŞ'lının öldürüldüğü belirtildi. Şengal'de bulunan Peşmerge komutanı Süleyman Helo Girani, Şengal'in batı yönünden Peşmerge mevzilerine yönelik gerçekleştirilen büyük DEAŞ saldırısı nedeniyle 2 saat süren şiddetli bir çatışma olduğunu, kayıpları olmadığını söyledi. Şengal, 3 Ağustos 2014'te büyük bir saldırı düzenleyen DEAŞ'ın eline geçerken, yaklaşık 500 bin kişi göç etmek zorunda kalmıştı. DEAŞ, binlerce Ezidi'yi de kaçırırken, oradan kaçan bazı Ezidiler sınırları geçip Türkiye'ye gelmişti. Şengal, 12 Kasım 2015'te Koalisyon güçlerinin hava desteği ile kurtarılmıştı.  

Oktyabr 24, 2016 2:23