Seyfi Dursunoğlu: “Dünyanın hiçbir yerinde 84 yaşında birine televizyon programı teklifi gelmez”

17 Aprel 2016 20:00

Xəbər 1881 dəfə oxunub

Ekranların sevilen isimlerinden Seyfi Dursunoğlu, Habertürk’ten Ece Ulusum’a röportaj verdi.
“Elimde bir buket çiçek, Seyfi Dursunoğlu’nun kapısında sabırsızlıkla bekliyorum. Çocukluğum onun şovlarını seyretmekle, kimi zaman da onun taklidini yapmakla geçti. Bir gün muhabir olup onunla sohbet edeceğimi o yıllar tahmin bile edemezdim. Salonda heyecanla beklerken merdivenlerden indi, saçını düzelterek “Ah çocuklar yaşlanmayın, benden söylemesi. Saçımı boyayacaktım ama vazgeçtim” dedi. Elimi sıktı, elleri yumuşacık, gözleri pırıl pırıl… Çiçeği hemen suya koydurup karşıma oturdu. Ne yalan söyleyeyim, konuyu yaşlılıktan açınca boğazım düğümlendi, birkaç saniye uzunca inceledim. Dursunoğlu’nu ilk kez beyaz saçları ve gözlüğüyle görüyordum. Başta biraz endişeli gibiydi ama sonra “Artık bakmıyorum fotoğrafa da başka bir şeye de” dedi, sırtını yasladı. Önümde koskoca bir hayat tecrübesi, sözlerini önce elimdeki deftere sonra aklıma yazdım.

-Oynadığınız reklamı izleyen “Çok özlemişiz” diyor. Araya çok mesafe girdi…

Sevenlerim eksik olmasın, özlüyorlar. Bu mesafeyi ben kapris olsun diye koymadım. Kendime güvenim azaldı Ece. Çok hareketli bir sahnem var, o hareketi sergileyemezsem insanlar “Aa adama bak yazık, yaşlanmış kıpırdayacak hali yok ama hâlâ televizyonda” der korkusuyla gücüm azaldı. Eskisi gibi canlı olamıyorum. Bu yüzden televizyon programlarını kabul edemiyorum. Yoksa büyük kanalların biri gidiyor biri geliyor. Yaşıma hürmeten mi, işime hürmeten mi beni ikna etmek için gelip gidiyorlar bilmiyorum. Birkaç bölüm sonra “Yapamıyorum” deyip gitmek istemiyorum. Sevenlerimin özlemini gidermek için anca çok iyi bir format gelirse kabul ederim. Bir de ben yapacaksam canlı yayın yapmam gerek ama ondan da korkuyorum.

-Niçin?

Biraz müstehcenimdir, biliyorum kendimi. Ağzımdan bir şey kaçar, kanal kapanır. Zaten en çok kanal kapatan sanatçıyım.

-Sizin korkularınızın nedenini anlıyorum ama bunu kırmanın bir yolu olmalı…

Çok iyi proje onun yolu ama ortada bir şey yok. Avrupa’dan format alıp geliyorlar ama çok aptalca ve saçma. Yapımcı para kazanmak ve benim ismimi kullanmak istiyor. Benim tek problemim en iyisini yapmaktır. Bugüne kadar sadece para için hiçbir işe tamam demedim. Bu yüzden kazandım ve hâlâ devam edebiliyorum. Tahmin ediyorum ki dünyanın hiçbir yerinde 84 yaşında birine televizyon programı teklifi gelmez. Kirk Douglas yeri göğü inletiyordu, şimdi adam evinde oturuyor.
-Bunu hep dersiniz. Sizce neden böyle?

Bizde yaptığım işi henüz yapabilen olmadığı, yapanlar da çok kötü taklitlerim olduğu için insanlara hep beni hatırlatıyor. Taklit edenler yok olurken benim ismim daha da büyüyor. Dahası özlem artıyor… Sevenler yazıyor, şu neydi adı?

-Tweet?

Hah, evet o tweet’leri ve iletileri okuyorum. Çok memnunum.

-Şu tuvalet kâğıdı reklam filmi çok komik ve anlaşılıyor ki ortada bir metin yok. Metne bağlı kalmadınız değil mi?

Evet. Metin yazarı zorluk çekmiştir herhalde… İstediğin gibi konuşamıyorsun ki RTÜK’ten ötürü. Yoksa ben bir tane buldum ve çok beğendim. Beni seviyorsanız her zaman Maylo kullanın, ama daha ziyade gözünüzü silerken! Kabul etmediler, malum kafiyeli oluyor… Ay bırakmıyorlar insanı istediği gibi espri yapsın, kesip biçiyorlar.

-Bu da sizin şevkinizi kırıyor galiba?

Yoo, mühim olan zaten ürün sahibi ve onun endişeleri. Aslında kullansa komik olacaktı. Aman, ben paramı alayım onlar ne istiyorsa yapsınlar, bunu n’apiim.

‘TUTUCULARA DA İŞİMİ KABUL ETTİREBİLDİM’

-Esprileriniz akıllarda. Hatta biri Ajda Pekkan’a “Diline de mi botoks yaptırdın?” dediğinizi anlatıp gülüyordu. Bu kadar insana dokunmuş ve onların anılarında yer almış olmak size ne hissettiriyor?

Bu ne harika! Yaptığım işin benimsendiğini gösteriyor bu. Dediklerini hissediyorum, zaman zaman görüyorum. Yaptığım şeyleri benimsedikleri için hayatlarına giriyor. Sevmese kullanmazlar…

-Bu işte hiç haksızlığa uğradığınız mı?

RTÜK tarafından… Kadın kılığında çıkmama itiraz etti yıllar sonra. Kırgınlığım yok. Hem boş ver, ben unumu eledim, eleğimi astım. Zaten artık Huysuz olarak değil Seyfi olarak çıkıyorum. Müslüman bir ülkede böyle bir şovu bu kadar yıl yürütebilmek çok zor işti. Tutuculara da kabul ettirebildim, büyük keyif benim için. Neticede yapılan bir şaka, güldürü…

-Program yaptığınız zamanlardan beri bir tabuyu yıktığınız söylenir. Sizce günümüzde yıkılması gereken tabu nedir?

Tabu sayılmaz ama düşünce özgürlüğü hâkim olmalı… Kimseye zarar vermediği müddetçe insanlar fikirlerini söyleyebilmeli. Ben hiç söyleyemiyorum. Mesleğimin dışında hiçbir zaman siyasetle ilgilenemem, ilgilenmeyi de düşünmüyorum ve tehlikeli buluyorum. Aynı şekilde din ve spor… Fanatikleri aptalca itirazlar yapıyor…

-84 yılı ardınızda bıraktınız. Geriye dönüp baktığınızda duyduğunuz his nedir?

İyi ki yapmışım diyorum. Şov hayatına atılırken hep ne yapayım diye düşündüm. Güzel alaturka repertuvarı olan biriyim. Şarkıcı mı olayım yoksa komedyen mi olayım derken komedyenliğe karar verdim. Çünkü komedyen fiziğini de kaybetse işini kaybetmez. Onun ağzından çıkan mühim… Şarkıcı yaşlandıkça sesini, fiziğini en son da işini kaybediyor. Sahneye çıksam yine ortalığı birbirine katarım gibi geliyor bana…

-Huysuz Virjin diye biri var, sizin yarattığınız biri. Değiştirmek istediğiniz bir yanı var mı?

Olmaz olur mu? Ama bırakmadılar istediğim gibi konuşturayım, davranayım. Şimdi onları da burada söylemeyeyim. Eski kasetlerimi izliyorum, “Bunlar nasıl RTÜK’ten geçmiş?” diyorum. Çok müstehcen laflar ve olaylar var, hepsi yayınlanmış.

-Röportajlarınızda “Peruğumu çıkardığımda ben kendi hayatıma dönerim” dediniz. Nasıl kurdunuz bu dengeyi?

Kafamda o karakteri bir sanat ve ekmek parası olarak gördüm. Çok muhataralı bir iş olduğundan peruğumu çıkarır çıkarmaz Huysuz’la hiç alakası olmayan bir insan, yani esas kendim oluyorum.
Size hep yalnızlıkla ilgili sorular soruluyor. Bundan sıkılmadınız mı?

Vallahi sıkılsam da ne yapayım? 84 yaşında adamım, talibim çıkmıyor kız benim, çıkmıyor! O yüzden kendimi hep bir şeylerle meşgul ettim. Boş oturamam asla. Biraz önce yukarıda, bulduğum parçalarla battaniye yapıyorum mesela. Gazete falan okuyorum, sabah yürüyüş yapıyorum, bulmaca çözerim… Böyle geçiriyorum ömrümü.

-Ne olacak bu yaptığınız battaniyeler?

Evlenenlere hediye ediyorum. En son Seda (Akgül) evlendi, ona hediye ettim. Bayıldı… Bana ucuza geliyor evlilikler. (Yardımcısına dönüp) Ümit, ayol misafirlere bir şeyler ikram et. Adım çıkacak!

-Ben bir şey almayayım, çok teşekkür ederim.

Niye, kilo mu alırsın canım? Zayıfla, senin için diyorum. İki simit yiyeceğine yarım simit ye.

-Keşke iki olsa diyormuşum!

Aaa… Kızım sen en iyisi mi bir simitçiyle evlen, ancak doyurur!

-Girer girmez bana “Yaşlanmayın sakın” dediniz. Saçınızı boyamaktan vazgeçtiğinizi söylediniz. Neden?

Aslında bunun cevabını sen yaşlandığında kendi kendine vereceksin. Çok yakışıklı bir adamdım. Mahallede kızlar gözlerimi kapattırır kirpiklerime bakardı. Şimdi bakıyorum yoklar… Her şey deforme oluyor. Bir merdiven çıkıyorsunuz oflayıp puflayarak. Biraz yaşlılıktan, biraz da şişmanlıktan. Sen alınma şekerim. (Gülüyor.)

-Aşk olsun… Anlattıklarınız beni üzdü.

İnsana ölüm korkusu geliyor. Akşam odama yatmaya çıkıyorum. ‘Yarın sabah acaba aşağı inebilecek miyim?’ diye düşünüyorum hep, bir korku geliyor insana. İniyorum. İnsanlar yaşlılıkta başkalarına muhtaç olur, parasız kalır, sıhhatleri bozulur. Bugün hastalansam, en lüks hastanede süit açarım.

-Bundan sonra hayattan ne beklersiniz?

Sırada ölüm var, ne olacak? Kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecek hale gelmek istiyordum, başardım. Şimdi çalışmasam da iyi yaşarım. Ben pahalı çalışırım. Mesela jüri üyesi olarak bir günde 50 bin TL alıyordum. Hülya Avşar Osmanlı dizisinde çalışıyor, haftada 60 bin TL alıyor. Gazinom da pahalıdır. Onun için de birikiyor herhalde.
-Neye göre zam yapıyorsunuz?

Ben yapmıyorum canım. “Ben çalışamam” deyince, artıracaklar. Onu bildiğim için naz yapıyorum, fazla para verince de “Hadi iyi madem” diyorum.
-Siz parayı seviyor musunuz yoksa pek kıymet vermiyor musunuz, hiç anlayamıyorum…

Kim sevmez? Ama para yokken seviliyor, samimi söylüyorum. Olduktan sonra değeri kalmıyor. Evliliklerdeki gibi, elde edince değeri kalmıyor

‘KOMEDYENLER ARASINDA BENİM ADIM HİÇ GEÇMEZ’

-Yetenek yarışmalarında sizi jüride görebilecek miyiz?

Jüri koltuğunda oturmadım, komik münakaşalar yaptık… Şimdikiler ben ne yapıyorsam aynısını yapıyor. Yeteneksiz insanlar. Kendileri bir şey yaratamadıkları gibi, var olan bir şeyi alıp kullanıyorlar. Kullanırken de “Allah razı olsun biz filancadan esinlendik” demiyorlar. Ay, bak nerelere geldik, içimdekini söyleyeceğim… Komedyenler arasında Cem Yılmaz, Beyaz ve Okan Bayülgen sayılıyor hep. İncelerseniz onların yaptığı her şeyde benden alınmış uçlar var. Ama komedyenler arasında benim adım hiç geçmez… Belki hatırlatmayı istemiyorlar. Birisi “Siz şovmensiniz, onlar komedyen” demişti. Öyle mi bilmiyorum..

‘İNŞALLAH BENİ YATAKLARINA ÇAĞIRMAZLAR’

-Hayatınız hep filme çekilmek istendi, siz pek yanaşmadınız.

Sorma, hâlâ var o teklifler. Şekerim, bir erkekle bir kadın geldi, ‘Film çekeceğiz’ dediler. İyi de benim 6-7 kere belgeselim çekildi. Herkes her şeyimi biliyor. Bu film macerası niye? Kabul edemeyeceğim. Dahası kuruş para vermiyorlar! 10 günümü nasıl vereyim onlara. Ben öyle her dakika gezemem. Şimdi de kontratta var, her yere çağırıyorlar beni. İnşallah yataklarına çağırmazlar!

-Bu kadar şeffaf olmak sizi hiç rahatsız etmiyor mu?

Şimdi özel hayat ya çok korunuyor ya da tamamen silinip atılıyor… Sanatçıysanız şeffaf olmalısınız. Saklanamazsınız, imkânı yok. Yine de en az bilinen benim diyebilirim. Eğer sanatçıysanız herkesin malısınız. Ben daha derli toplu yaşayıp sadece sahnede frapan olmayı tercih ediyorum. Ömrüm bunları idare edip çalışmakla geçti. Sanatçı olduktan sonra çok gezdim, eğlendim ya da hayatım çok güzel geçti diyemiyorum. Birçok şeyden fedakârlık yapmak zorunda kaldım. Şikâyetçi değilim; saygıyla anılmak güzel. Olaylarla basına intikal etmek benim için geçerli değil.

‘BÖYLE OLMASI GÜZEL…’

-Müstehcen şakalar, cinsellikle ilgili sohbetler ve Huysuz Virjin olarak “patavatsızlığınız”… İnsanlar sizi hatırladıkça çok saygı duyuyor, şakalarınızı kaldırabiliyor.

Sahneye çıktığınız zaman o espriyi yapacaksınız ki o parayı alabilesiniz. Söz ettiğiniz saygınlık benim ve Huysuz’un farklılığını insanların anlamasından geliyor. Zaten böyle olması güzel. O sahnedeki hallerimin normal yaşamda devam etmesi her şeyi ortadan kaldırır. Şimdi isim vermeyeyim ama çok tanınan bir kadın sanatçı, sözünü ettiğim çizgiyi ortadan kaldırıyor. Bir gün oturuyoruz kendisiyle, elbisesini sıyırdı, ayaklarına parfüm sıktı. Sırf öyle gündeme gelsin, ilginç bir şeyle konuşulsun, havalı olsun diye. Ayol bana kalırsa ayağı kokuyor gibi geldi!”

Çin Devlet Başkanı ABD Başkanı ile bir araya geldi

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de bir araya geldi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, başkent Pekin'deki Büyük Halk Toplantı Sarayı'nda Çin'i ziyaret eden ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Şi, görüşmede, dünyanın yeni bir kavşağa geldiğini bildirdi. Şi, "Çin ve ABD, 'Tukidides Tuzağı'nı aşarak büyük ülkeler arasındaki ilişkiler için yeni bir model oluşturabilir mi? Küresel zorlukların üstesinden gelerek dünyaya daha fazla istikrar kazandırmak için birlikte çalışabilir mi? İki halkın refahına ve insanlığın geleceğine odaklanarak ikili ilişkiler için parlak bir gelecek yaratabilir mi? Bunlar, büyük ülke liderlerinin çağımız için birlikte cevaplaması gereken sorulardır" dedi. Çin ile ABD arasındaki ortak çıkarların anlaşmazlıklardan daha büyük olduğunu söyleyen Şi, iki ülkenin kendi başarılarının birbirleri için birer fırsat olduğunu ve istikrarlı Çin-ABD ilişkilerinin dünyanın yararına olduğunu belirtti. Şi, "Rakip değil, ortak olmamız gerekiyor. Karşılıklı olarak birbirimize katkı sağlayıp ortak refaha ulaşmalı, yeni dönemde büyük ülkelerin doğru şekilde bir arada yaşamasının yolunu açmalıyız" ifadelerini kullandı. Trump ile iki ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren önemli konular üzerinde fikir alışverişinde bulunmayı temenni ettiğini aktaran Şi, "Başkan Trump ile ikili ilişkilerimizi iyi şekilde yönlendirmeye ve 2026 yılının Çin-ABD ilişkilerinde geçmişten geleceğe uzanan tarihi ve dönüm noktası niteliğinde bir yıl olmasını sağlamaya hazırız" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Şi Cinping, ticaret savaşlarında kazanan taraf olmayacağını vurgulayarak, Çin ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin kazan-kazan temelinde geliştiğini kaydetti. Şi, "Anlaşmazlıklar ve sürtüşmelerin bulunduğu durumlarda, eşitlik zemininde istişare tek doğru tercihtir" açıklamasını yaptı.

May 14, 2026 11:35

Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile Astana temasları kapsamında önce ikili görüşme gerçekleştirdi, ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret düzenlediği Kazakistan'ın başkenti Astana'da temaslarını sürdürüyor. Sabah saatlerince Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından resmi törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Tokayev ile ikili görüşmeye geçti. İki lider, baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık etti. Heyetler arası görüşmede, Dişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşat Zorlu ve Binali Yıldırım da yer aldı. İki lider, baş başa görüşmenin ardından Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Toplantısı'na katıldı. Toplantıda konuşma yapan Cumhurbaşkanı, "Geçtiğimiz günlerce idrak ettiğiniz Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle kardeşe Kazak halkını tebrik ediyorum. 15 Mart’ta yapılan referandumda halkın büyük desteğini alan yeni anayasanın Kazakistan’a hayırlar getirmesini gönülden diliyorum. Türkiye-Kazakistan ilişkileri, geliştirilmiş stratejik ortalık çerçevesinde her alanda ilerlemeye devam ediyor. Kıymetli kardeşimizle görüşmemizde ticaretten enerjiye, savunma sanayi işbirliğinden ulaştırmaya ve küresel meselelere pek çok konuda verimli bir görüş alış verişinde bulunduk. Teşkilatımızı kurumsal olarak güçlendirecek imkanları sağlama noktasında değerli kardeşimle mutabıkız. İnşallah önümüzdeki dönemi Türk dünyası yüzyılı yapacağız" ifadelerini kullandı. Görüşmede, Dişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşat Zorlu ve Binali Yıldırım da yer aldı.

May 14, 2026 11:04

Rusya Devlet Başkanı yeni füze sistemleri geliştireceklerini açıkladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin stratejik nükleer kuvvetlerini modernize etmeye devam edeceklerini belirterek, mevcut ve gelecekteki tüm füze savunma sistemlerini aşabilecek yeni füze sistemleri geliştireceklerini açıkladı. Putin, Moskova Termal Teknoloji Enstitüsü’nün 80. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuştu. Enstitü çalışanlarının Rusya’nın savunmasına önemli katkılar sunduğunu belirten Putin, kurumun kara ve denizde konuşlandırılan katı yakıtlı nükleer füze sistemlerinin geliştirilmesinde öncü rol oynadığını söyledi. Putin, Topol-M, Yars ve Bulava-30 sistemlerinin Rusya’nın nükleer üçlüsünün temelini oluşturduğunu ifade etti. Geliştirilen mobil balistik füze sistemlerinin aktif görevde olduğunu belirten Putin, bu sistemlerin Ukrayna’daki savaşta da etkili şekilde kullanıldığını dile getirdi. Rus lider, stratejik nükleer kuvvetlerin güçlendirilmesine devam edeceklerini vurgulayarak, “Tüm modern ve gelecekteki füze savunma sistemlerini alt edebilecek, artırılmış savaş gücüne sahip füze sistemleri oluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Rusya’nın dün kıtalararası balistik füze “Sarmat”ı test ettiği belirtilirken, Putin daha önce yaptığı açıklamada Sarmat’ın dünyanın en güçlü füze sistemi olduğunu söylemişti. Putin, füzenin 35 bin kilometreden fazla menzile sahip olduğunu ve isabet oranının iki kat artırıldığını ifade etmişti.

May 14, 2026 10:51

İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre…

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, düşmanların ülke ekonomisi üzerinde baskıyı artırarak kamuoyunda hoşnutsuzluk oluşturmak istediğini belirterek, üretici ve tüketiciyi koruyacak politikalar izlenmesi gerektiğini ifade etti. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre Pezeşkiyan, başkent Tahran'da ilgili bakanlar ve esnaf birliklerinin katılımıyla düzenlenen ekonomi konulu toplantıya katıldı. Toplantıda piyasalardaki son durum, fiyat dalgalanmaları, enflasyonla mücadele ve savaş koşullarında temel ürünlerin tedariki ile üretim sektörü ele alındı. Pezeşkiyan, burada yaptığı konuşmada, "Savaş koşullarında stokçuluğu, dağıtım ağının aksamasını ve kontrolsüz fiyat artışını önlemek için, üretimden tüketime kadar zincirin tüm halkalarının sürekli izlenmesi ve denetlenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Toplumun birinci derece ihtiyaçlarının belirlenmesi, arz ile talebin dengeli şekilde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Pezeşkiyan, bu şekilde ülke kaynaklarının verimli şekilde kullanılabileceği ve piyasa dengesinin korunabileceği değerlendirmesinde bulundu. Düşmanın kamuoyunda hoşnutsuzluk yaratma stratejisi ile hareket ettiğini söyleyen Pezeşkiyan, şunları kaydetti: "Mevcut durumda düşmanın en önemli hedeflerinden biri ekonomiyi bozmak ve insanların geçim kaynaklarına baskı uygulamaktır. Biz de toplumun gerçek ihtiyaçlarını karşılarken, üreticilerin kârını ve tüketici memnuniyetinin korunmasını sağlayacak şekilde hareket etmeliyiz."    

May 14, 2026 10:43

Abbas Arakçi: İsrail ile iş birliği yapmak affedilemez

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, savaş sırasında İsrail ile iş birliği yaptığı öne sürülen bölge ülkelerine sert mesaj verdi. Arakçi’nin açıklamaları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaş sürecinde gizlice Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret ettiğinin ortaya çıkmasının ardından geldi. Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ile İran’a karşı iş birliği yapan ülkelerin “hesap vereceğini” söyledi. İranlı Bakan paylaşımında, “Netanyahu, İran güvenlik birimlerinin uzun zaman önce liderliğimize ilettiği şeyleri artık kamuoyu önünde doğruladı” ifadelerini kullandı. Arakçi, “İran halkına düşmanlık etmek büyük bir kumardır. İsrail ile iş birliği yapmak ise affedilemez” dedi İsrail Başbakanlık Ofisi kısa süre önce Netanyahu’nun İran savaşı sırasında Birleşik Arap Emirlikleri’ne gizli ziyaret gerçekleştirdiğini açıklamıştı. Görüşmenin ardından İsrail’in BAE’ye Demir Kubbe hava savunma sistemi ve asker gönderdiği iddiaları gündeme gelmişti. Arakçi’nin açıklamalarının, savaş sürecinde İsrail ile yakın temas kurduğu öne sürülen Körfez ülkelerine, özellikle de BAE’ye yönelik mesaj olduğu değerlendirildi. İran yönetimi, savaş sırasında bazı bölge ülkelerinin İsrail’e lojistik ve güvenlik desteği verdiğinden şüpheleniyor. Tahran’ın son açıklamaları, Orta Doğu’daki diplomatik gerilimi daha da artırabilecek yeni bir çıkış olarak yorumlandı.  

May 14, 2026 10:31

Mücteba Hamaney: ABD hegemonyası sona erdi, yeni bir sayfa açılıyor

İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, haftalar süren sessizliğin ardından Hürmüz Boğazı ve ülkenin nükleer ile füze programlarına ilişkin dikkat çekici bir açıklama yaptı. Devlet televizyonunda spiker tarafından okunan açıklamada Hamaney, İran’ın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü savundu. Hamaney, “Bugün, dünyanın zorba güçlerinin bölgedeki en büyük askeri yığınağı ve saldırganlığından iki ay sonra, ABD’nin planlarındaki utanç verici yenilginin ardından, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı için yeni bir sayfa açılıyor” dedi. Açıklamada Tahran’ın Körfez bölgesinin güvenliğini sağlayacağı, “düşmanın su yolundaki suistimallerini” ortadan kaldıracağı ve boğazdaki yeni düzenin bölge ülkelerine ekonomik fayda sağlayacağı savunuldu. Hamaney’in açıklaması, Tahran’ın boğazda yeni bir geçiş ve ücretlendirme düzeni uygulamaya hazırlandığı şeklinde yorumlanıyor. İran bunu bölgesel egemenliğin bir parçası olarak sunarken, birçok ülke Hürmüz Boğazı’nı uluslararası bir su yolu olarak görüyor. Hamaney, açıklamasında İran’ın teknolojik kapasitesine de vurgu yaptı. “Nanoteknolojiden biyoteknolojiye, nükleer alandan füze programlarına kadar tüm modern kapasitemizi ulusal bir değer olarak koruyacağız” ifadelerini kullandı. İran lideri ayrıca, bu kapasitenin ülkenin kara, deniz ve hava sınırları gibi korunacağını belirtti. ABD, 13 Nisan’dan bu yana İran limanlarına giren ve çıkan tankerleri engellemeyi hedefleyen bir karşı abluka uyguluyor. İran da Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolünü artırarak yanıt veriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, ABD Başkanı Donald Trump üzerinde de baskı yaratıyor. Petrol ve benzin fiyatlarındaki artış, yaklaşan ara seçimler öncesinde siyasi risk oluşturuyor. Trump’ın krize kısa vadede çözüm bulunmadığını kabul etmesi, petrol fiyatlarını 125 dolara yaklaştırdı.

May 5, 2026 16:03

Birleşik Arap Emirlikleri, Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü’nden çekildi

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), küresel enerji dengelerini sarsan adımlarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılacağını duyuran ülke, şimdi de Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü’nden (OAPEC) çekildiğini açıkladı. OAPEC tarafından yapılan yazılı açıklamada, BAE Enerji ve Altyapı Bakanı Süheyl el-Mezrui’nin, örgütün dönem başkanı Libya Petrol ve Gaz Bakanı Halife Receb Abdussadık’a gönderdiği resmi yazıyla çekilme kararını bildirdiği aktarıldı. Açıklamada, söz konusu kararın 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girdiği ifade edildi. Uluslararası basında yer alan değerlendirmelerde, BAE’nin özellikle üretim kotalarından bağımsız hareket etmek istediği ve bu nedenle örgütlerden ayrıldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre ülke, artan üretim kapasitesini sınırlayan kotalardan kurtularak piyasaya daha hızlı ve bağımsız şekilde müdahale etmeyi hedefliyor. BAE’nin uzun süredir günlük petrol üretimini artırmaya yönelik yatırımlar yaptığı ve bu kapasiteyi serbestçe kullanmak istediği de analizlerde öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Uluslararası basında yer alan değerlendirmelerde, BAE’nin özellikle üretim kotalarından bağımsız hareket etmek istediği ve bu nedenle örgütlerden ayrıldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre ülke, artan üretim kapasitesini sınırlayan kotalardan kurtularak piyasaya daha hızlı ve bağımsız şekilde müdahale etmeyi hedefliyor. BAE’nin uzun süredir günlük petrol üretimini artırmaya yönelik yatırımlar yaptığı ve bu kapasiteyi serbestçe kullanmak istediği de analizlerde öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Enerji uzmanları, BAE’nin OPEC, OPEC+ ve OAPEC’ten peş peşe çekilmesinin, petrol piyasasında yeni bir dönemin habercisi olabileceğini belirtiyor. Bu adımın özellikle üretim koordinasyonunu zorlaştırabileceği ve OPEC’in küresel fiyatlar üzerindeki etkisini zayıflatabileceği ifade ediliyor. Öte yandan bazı analizler, kısa vadede piyasaya etkisinin sınırlı olabileceğini ancak uzun vadede daha rekabetçi ve parçalı bir enerji yapısının ortaya çıkabileceğini öngörüyor.      

May 4, 2026 15:36

Mücteba Hamaney: ABD’nin göstermelik üsleri kendi güvenliğini bile sağlayamaz

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunmuş olduğu 14 maddelik teklifle ilgili açıklamalarda bulundu. İran Devlet Televizyonuna göre Bekayi, "ABD tarafı, İran'ın önerdiği plan hakkındaki görüşlerini Pakistan tarafına iletmiştir. Söz konusu görüşler şu anda incelenmektedir." açıklamasında bulundu. Bekayi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizleyeceği yönündeki iddiaları "14 maddelik önerisi savaşın sona erdirilmesine odaklanmıştır. Önerilen çerçeve öncelikle bir duraklama ve ardından 30 günlük bir süre zarfında ayrıntıların ele alınması üzerine kuruludur. Nükleer mesele bu maddelerde yer almamaktadır. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizlemeyi taahhüt ettiği yönündeki iddialar, medyanın uydurmasıdır" şeklinde yalanladı. İran'ın, ültimatomla müzakere yürütmeyi temelde kabul etmediğini belirten Bekayi, olası bir anlaşmanın garantisinin ülkesinin sahadaki gücü olduğunu kaydetti. İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunduğu 14 maddelik teklife ilişkin bazı detaylar da ortaya çıktı.  İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansına göre Tahran, 14 maddelik teklifinde kırmızı çizgilerini vurgulamakla birlikte savaşın sona erdirilmesi için somut bir yol haritası önerdi. ABD'nin sunduğu 9 maddelik teklifte 2 aylık bir ateşkes talep edilse de  İran, kendi teklifinde konuların 30 gün içinde karara bağlanması gerektiğini ve ateşkesin uzatılması yerine "savaşın bitirilmesine" odaklanılması gerektiğini vurguladı. İran'ın teklifinde ABD ordusunun İran çevresinden çekilmesi, deniz ablukasının kaldırılması, Tahran'ın bloke edilmiş varlıklarının serbest bırakılması, ABD tarafından savaş tazminatı ödenmesi, İran'a yönelik birinci ve ikinci kademe yaptırımların kaldırılması ve Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi yer alıyor. Haberde ayrıca teklifin, İran'da karar alma mekanizmaları içinde değerlendirildiği ve gerekli izinler alınarak iletildiği de belirtildi. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın müzakerelerde sunduğu teklifi incelediğini ve "kabul edilemez" bulduğunu açıkladı. İsrail basınına konuşan Trump, söz konusu teklife ilişkin "İran'ın yeni teklifini inceledim ve benim için kabul edilemez." ifadesini kullandı. Başkan Trump, gün içinde Truth Social adlı sosyal medya platformundaki hesabından İran'ın arabulucularla ilettiği teklifi inceleyeceğini belirtmiş, ancak İran'ın son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemediğini öne sürmüştü. Teklife ABD cephesinin vereceği resmi yanıt merakla beklenirken İran dini lideri Mücteba Hamaney, üstü kapalı olarak Körfez ülkelerini hedef almıştı. Hamaney, "ABD'nin göstermelik üsleri kendi güvenliğini bile sağlayamaz, bölgedeki Amerikanperestleri korumaktan ise çok uzaktır" demişti. Beyaz Saray ise ABD Kongresi'ne İran ile çatışmaların sonlandığına ilişkin bir mektup göndermişti. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'a gönderilen ve ABD Başkanı Donald Trump'ın imzasını taşıyan mektupta, "28 Şubat 2026'da başlayan düşmanlıklar sona ermiştir" ifadeleri kullanıldı ancak, savaşın henüz bitmekten çok uzak olabileceği de açıkça belirtildi. Mektupta, "ABD'nin İran rejimine karşı yürüttüğü operasyonların başarısına ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik devam eden çabalara rağmen, İran'ın ABD ve silahlı kuvvetlerimiz için oluşturduğu tehdit önemli ölçüde devam etmektedir" ifadelerine yer verilmişti.

May 4, 2026 15:29

Mücteba Hamaney: Hürmüz Boğazı’nda yeni bir sayfa açılıyor

İran lideri Mücteba Hamaney, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın geleceğinde ABD'nin olmayacağını savunarak, "Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor." ifadelerini kullandı. Hamaney, İran'da kutlanan "Ulusal Fars (Basra) Körfezi Günü" dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Basra Körfezi'ni "küresel ekonomi için hayati ve benzersiz bir su yolu" olarak nitelendiren Hamaney, ABD-İsrail'in saldırılarına işaret ederek, "Bugün, dünyanın zorbalarının bölgedeki en büyük askeri saldırısından ve Amerika'nın planlarının utanç verici bir şekilde yenilgiye uğratılmasından iki ay sonra, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor." değerlendirmesinde bulundu. Bölgenin ABD ve yabancı aktörler olmadan parlak geleceğe sahip olacağını vurgulayan Hamaney, "Fars Körfezi ve Umman Denizi sularında komşularımızla aynı kaderi paylaşıyoruz ve binlerce kilometre uzaktan açgözlülükle kötülük yapan yabancıların, bu suların derinliklerinden başka bir yerde yeri yok." ifadelerini kullandı. İran lideri Hamaney, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetim planına işaret ederek, şunları kaydetti: "Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetimin hayata geçirilmesiyle İran, Fars Körfezi bölgesinin güvenliğini sağlayacak ve düşmanın bu su yolunu kötüye kullanmasına son verecektir. Hürmüz Boğazı'nda yeni yönetimin yasal kuralları ve uygulanması, bölgedeki tüm milletlere huzur ve kalkınma getirecek, ekonomik faydaları ise milletimizi mutlu edecektir." Hamaney, İran'ın nükleer ve füze teknolojileri dahil bilimsel kazanımlarını "ulusal sermaye"" kabul edeceğini de vurgulayarak, bu kazanımları deniz, kara ve hava sınırları gibi koruyacaklarını dile getirdi.xeber100.com

May 1, 2026 14:36

Ukrayna cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda

Pazar günü yapılan Ukrayna cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oyların yüzde 73'ünü alarak cumhurbaşkanı seçilen ünlü komedyen Vladimir Zelenskiy'nin film şirketinde, usulsüzlük iddiasıyla inceleme başlatıldı.Pazar günü yapılan Ukrayna cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oyların yüzde 73'ünü alarak cumhurbaşkanı seçilen ünlü komedyen Vladimir Zelenskiy'nin film şirketinde, usulsüzlük iddiasıyla inceleme başlatıldı.Zelenskiy'nin Kinokvartal adlı şirketinde inceleme başlatan Ukrayna Ulusal Yolsuzluklarla Mücadele Bürosu Müdürü Artyom Sıtnik, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, farklı sivil toplum örgütlerinden kendilerine gelen şikayetler üzerine inceleme başlattıklarını söyledi. Zelenskiy'nin geçen yıl devletten maddi yardım alarak çevirdiği 'Ben, sen ve onlar' adlı filmde sözleşmeye aykırı davrandığı şeklinde şikayetin olduğunu söyleyen Sıtnik, filmin, Ukrayna Devlet Sinema Ajansı ile yapılan sözleşmeye aykırı olarak, Ukraynaca yerine Rusça olarak çekildiğini, daha sonra Ukraynaca dublajının yapıldığını ifade etti. Artyom Sıtnik, konuyu mahkemenin karara bağlayacağını dile getirdi.Diğer taraftan, Zelenskiy'nin danışmanları yaptıkları açıklamada, Zelenskiy'nin göreve başlamasından sonra ilk olarak, yolsuzlukla mücadele kurumlarının yeniden yapılandırılacağını belirttiler.Zelenskiy'nin resmi olarak bir ay içinde göreve başlaması bekleniyor. Bu süre içinde, şimdiki Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, görevine devam edecek. Zelenskiy'e yakın çevreler, Poroşenko'nun bir taraftan Ekim ayında yapılması planlanan parlamento seçimlerine yönelik kampanyalara giriştiğini, diğer taraftan da Zelenski göreve başlamadan önce onu zor durumda bırakacak icraatlar uygulamaya çalıştığını öne sürüyor.

Aprel 26, 2019 14:26

Türkiye, Rusya ve İran ABD’nin kararına tepki gösterdi

Suriye konulu toplantıda bir araya gelen Türkiye, Rusya ve İran, toplantının sonuç bildirgesinde ABD'nin Golan Tepeleri kararına tepki gösterdi.Türkiye, Rusya ve İran, Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'da düzenlenen 12. garantörler toplantısında, ABD'nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıma kararını kınadı.Toplantının 2. gününde taraflar nihai bildiri üzerinde uzlaşmak için ikili ve üçlü toplantılar düzenledi.Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhtar Tleuberdi, Türkiye, Rusya, İran, rejim ve muhalefet heyetinin bir araya geldiği ana oturumda kapanış bildirisini okudu.Bildiride tarafların Suriye'nin toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve egemenliğine bağlılıkları vurgulanarak, bu ilkelere evrensel olarak saygı duyulması gerektiği, kim tarafından, ne tür eylemlerle olduğu fark etmeksizin bu ilkelerin baltalanmaması gerektiğinin altı çizildi.Ortak bildiride, "Bu bağlamda (Garantör ülkeler) ABD yönetiminin işgal altında bulunan Golan Tepeleri'nde İsrail'in işgalini tanıyarak, uluslararası hukuku, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 497 sayılı kararını vahim biçimde ihlal eden ve Ortadoğu'da barış ve güvenliği tehdit eden kararını şiddetle kınadı." ifadesi kullanıldı.Komşu ülkelerin ulusal güvenliğini hedef alan ayrılıkçı gündemlere karşı ortak duruş sergileneceği ifade edilen bildiride, Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumla ilgili istişarelere devam edileceği, bu anlamda bölgedeki güvenlik ve istikrarın ancak Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı duyularak sağlanabileceği vurgulandı.  

Aprel 26, 2019 14:15